10 Haziran 2014 Salı

9 Haziran Protestosu


Bu fotoğrafı 09.06.2014 günü ülkücü hareketin licedeki bayrak indirme rezillğini protesto ettiği yürüyüşten çektirdim. Bayrağa yapılan bu saygısızlığı hazmedemediğim için Atatürkçü Devrimci ve Vatansever birisi olarak bu yürüyüşe katıldım. Gerçekten iyi sayıda kalabalık toplandı ve Mecidiyeköy'den Taksim'e doğru yürüyüş başladı. Yürüyüş sırasında atılan sloganlar her ne kadar birleştirici olmasa da, oluşturulan görkem iyiydi.
Bayrağımızın bir terörist tarafından indirilmesinin yarattığı öfke oradaki tüm vatanseverlerin gözlerinden okunuyordu. Yaşanan bu olaya en sert şekilde tepkinin gösterilmesi gerekiyordu. Yürüyüşümüz Şişli camisinin oradaki meydanda polis tarafından engellendi ve taksime geçişe izin verilmedi. Burada dikkatimi çeken nokta alandaki çok az kişinin barikatı aşıp taksime gitmek istemesiydi. Oysa duyurular taksime yürüneceği şeklinde yapılmıştı.
Daha sonra alanda il başkanının konuşma yapmasından sonra kalabalığı dağıtmak istemesi beni şaşırttı. Gösteri bu haliyle bir tepki verildiği anlamı taşıyordu ama bayrağın indirilmesinin, indirilmesine izin verilmesinin hesabı sorulmamıştı.
Yapılması gereken, yeterli sayıda toplanan kalabalıkla barikatı aşıp Taksim meydanına girmek ve orada ikinci bir gezi işgali başlatmaktı. Hükûmetten indirilen bayrağın hesabını sorabilirdik. Terör konusunda gerekli sert tedbirlerin alınması yönünde taleplerimizi dayatıp kabul ettirebilirdik. Bunu yapacak sayımız vardı.
Ancak Ülkücü Hareketin mensupları bu potansiyellerinin farkında değillerdi ve bu güçlerini kullanmasını bilmiyorlardı.
Gecenin sonunda il başkanının dağıttığı kalabalığın dışında bir grup taksime polis engeline rağmen girdi. Ancak takviye polis ekipleriyle yaklaşık 300 kişiyi bulan çevik kuvvetin, taksime girebilen bu sayıları 15 kişiyi geçmeyen ve tek amacı ellerinde Türk bayraklarıyla, Lice'deki olayı protesto etmek olan gruba tekme tokat acımasızca saldırması çok utanç vericiydi.
Hangi mantık elinde Türk bayrağıyla protesto yapmaya gelen bir gruba saldırabilir. Güneydoğu'da yol kesip kimlik kontrolü yapan, öcalanın posterini, bayrak dedikleri o paçavrayı açan gruplara sesini çıkaramayan polis nasıl olabiliyor da Vatanseverlere en acımasız şekilde saldırabiliyor. Bu polis kimin polisi?
Yapılması gereken susmak değildir. Daha fazla ses çıkarmaktır. Elbet bir gün bu terör belası bu topraklardan temizleyeceğiz. Gün gelecek Tayyip Erdoğan'ın zorbalığını ve onun kalelerini yıkacağız.
Bizler Atatürkçü Vatansever Türk Gençliği olarak her zaman görev başındayız. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder