26 Kasım 2023 Pazar

Kitap - Savaş Sanatı (Yazar: Sun TZU)

 Savaş kandırmacalı bir iştir Bu nedenle vurabilecekken vuramayacakmış gibi göstermek, yaklaşırken uzaklaşıyormuş gibi göstermek, uzaklaşırken yaklaşıyormuş gibi göstermek gerekir. Yemle ve kandır, kargaşa çıkart ve ele geçir, dirençliyse ona göre hazırlan, güçlüyse ondan sakın, sinirliyse onu kızdır, tevazu göster ki gerçek sanıp mağrurlaşsın, dinleniyorsa rahatsız et, aralarında birlik varsa ayır, ona hazırlanma fırsatı vermeden saldır, beklemediği anda ortaya çık, bunlar savaş erbabının başarı sırlarıdır, önceden kestirilemez

Kitap - Samsun'dan Önce Bilinmeyen 6 AY (Yazar: Alev COŞKUN)

Kitap'tan önemli çıkarımlar ve bazı bölümler:

  • Mustafa Kemal Ulusal direniş için Anadolu'ya geçmeden önce Adana'dan İstanbul'a ilk geldiği zamanlar İstanbul Hükümeti'nde Savaş Bakanı olarak görev almak istemiş ancak kabul edilmemiştir. Onun için ilk çözüm yolu Hükumette görev alarak ulusal direnişe başlamaktı.

"Bak Nadi Bey, işler nerelere kadar sürüklendi geldi. Fakat bu işler böyle olmadan da, belki çok evvel ve daha çok kolay olarak sorunu çözmek olanaklıydı. Pera Palas'ta görüştüğümüz zamanı düşün. O zaman hükümette ben bulunsaydım, kesinlikle memleketin sürüklendiği bu tehlikeli durumun önünde daha orada iken geçerdim."

"Ahmet İzzet Paşa oluşturacağı hükümette bana Harbiye Nezareti'ni versin diye Adana'dan telgraf çektim. Kendisi bunu makam, mevki  hırsı olarak yorumlamış. Oysa ben adamlarımızı biliyordum. Orada memlekette yapılacak hizmeti en büyük yetkiyle ancak ben yapabilirdim. Eğer ben o hükümette bulunsaydım işi daha İstanbul'un eşiğinde iken çözerdim. Elbette karaya İtilaf devletleri askerlerini çıkartmamak için kesin önlemler alırdım. Ne olacaksa orada olurdu. Be emin olabilirsin Nadi Bey ki karaya işgalci askerleri dahi pekala çıkmayabilirdi. Eğer ben o hükümette bulunsaydım hükümet padişahın arzu ve iradesiyle ve yaptıkları gibi defolup gitmezdi. Gerekirse tahtını padişahın başına geçirirdim, fakat hükümet yerinde kalırdı, budalalar!.. Bu kadar kritik bir zamanda hiçbir milletin geleceği şunun keyfine, bunun yüzsüzlük ve düşkünlüğüne oyuncak olabilir miydi? Hiç bırakır mıydım ki o işler öyle olsun?.."

Yunus Nadi Bey ile Sohbeti - Nisan 1920, Ziraat Okulu, Ankara

Yunus Nadi - Kurtuluş Savaşı Anıları, 1979, s.258-259