Kitap'tan önemli çıkarımlar ve bazı bölümler:
- Mustafa Kemal Ulusal direniş için Anadolu'ya geçmeden önce Adana'dan İstanbul'a ilk geldiği zamanlar İstanbul Hükümeti'nde Savaş Bakanı olarak görev almak istemiş ancak kabul edilmemiştir. Onun için ilk çözüm yolu Hükumette görev alarak ulusal direnişe başlamaktı.
"Bak Nadi Bey, işler nerelere kadar sürüklendi geldi. Fakat bu işler böyle olmadan da, belki çok evvel ve daha çok kolay olarak sorunu çözmek olanaklıydı. Pera Palas'ta görüştüğümüz zamanı düşün. O zaman hükümette ben bulunsaydım, kesinlikle memleketin sürüklendiği bu tehlikeli durumun önünde daha orada iken geçerdim."
"Ahmet İzzet Paşa oluşturacağı hükümette bana Harbiye Nezareti'ni versin diye Adana'dan telgraf çektim. Kendisi bunu makam, mevki hırsı olarak yorumlamış. Oysa ben adamlarımızı biliyordum. Orada memlekette yapılacak hizmeti en büyük yetkiyle ancak ben yapabilirdim. Eğer ben o hükümette bulunsaydım işi daha İstanbul'un eşiğinde iken çözerdim. Elbette karaya İtilaf devletleri askerlerini çıkartmamak için kesin önlemler alırdım. Ne olacaksa orada olurdu. Be emin olabilirsin Nadi Bey ki karaya işgalci askerleri dahi pekala çıkmayabilirdi. Eğer ben o hükümette bulunsaydım hükümet padişahın arzu ve iradesiyle ve yaptıkları gibi defolup gitmezdi. Gerekirse tahtını padişahın başına geçirirdim, fakat hükümet yerinde kalırdı, budalalar!.. Bu kadar kritik bir zamanda hiçbir milletin geleceği şunun keyfine, bunun yüzsüzlük ve düşkünlüğüne oyuncak olabilir miydi? Hiç bırakır mıydım ki o işler öyle olsun?.."
Yunus Nadi Bey ile Sohbeti - Nisan 1920, Ziraat Okulu, Ankara
Yunus Nadi - Kurtuluş Savaşı Anıları, 1979, s.258-259
- Mustafa Kemal, Padişah ve İstanbul Hükümeti ile birlikte Anadolu'ya geçmek, beraber direniş başlatmak istemişti. Ancak Padişah Vahdettin'in bu daveti çok sert bir tavırla reddetti.
Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra cumhurbaşkanlığı genel sekreterliği yapmış olan Yusuf Hikmet Bayur ile yapmış olduğu görüşmede:
Bayur: İstediğiniz olsaydı (İstanbul Hükümetinde Savaş Bakanı olarak görev yapmış olsaydınız.) ne yaparsınız?
Atatürk: "Padişah ve Hükümeti alıp Anadolu'ya çekilir, mütareke ve barış görüşmelerini oradan idare ederdim." demiştir.
Yusuf Hikmet BAYUR - Atatürk, Hayatı ve Eseri, s.166
Osmanlı Mebusan meclisi 21 Aralık 1918 tarihinde İstanbul'da toplanmak üzere davet edilmişti. (12 Ocak 1920'de son mebusan meclisinin ilk oturumu yapıldı.) Bu meclise Hakkari Milletvekili olarak katılmak için İstanbul'a gelen Mashar Müfit Bey Padişah Vahdetttin tarafından saraya davet edildi. Aralarındaki konuşma şu şekilde idi:
Padişah Vahdettin: "Beyefendi, düşmandan memleketimizi kurtarmak için ne gibi çare düşünüyorsunuz?"
Mazhar Müfit Bey: "Efendimizin Anadolu'ya hatta Bursa'ya kadar teşrifleriyle mesele hallolur"
Vahdettin: "Ne suretle?"
Mazhar Müfit Bey: Çünkü halk padişahlarını başlarında görürse bir kıyam-ı umumi (genel bir ihtilal) olur ki düşman buna dayanamaz"
Vahdettin: Beyefendi, ecdad-ı izamımın payitahtından (ulu atalarımızın başkentinden) bana firar mı teklif ediyorsunuz?"
Mazhar Müfit Bey: "Hayır, milletin ve vatanın bu sıkışık ve zor zamanında ecdad-ı izamınız gibi milletin başına geçmenizi teklif ediyorum."
(Vahdettin konuşmayı bitiriyor.)
Mazhar Müfit KANSU - Erzurum'dan Ölümüne Kadar Atatürk'le Beraber, TTK, s.539-540
- 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Anlaşması imzalandıktan sonra Mustafa Kemal'in Vatan'ın kurtuluşu için denediği sırasıyla üç yöntem vardı:
- Harbiye (Savaş) Nazırı olmak ve ulusal direnişi Savaş Bakanlığının imkanlarını kullanarak örgütlemek.
Mustafa Kemal bunun için Padişahın başyaveri Albay Naci Bey aracılığı ile Vahdettin'e telgraf çekmiş kendisini ve önerdiği arkadaşlarını İzzet Paşa'nın kurabileceği bir hükumete önermiştir.
Yusuf Hikmet BAYUR - Belleten, Cilt 21, sayı 84 Ekim1959
2. Mevcut Hükumete darbe yaparak iktidarı ele geçirmek.
Bu yöntem kısa süre içinde terkedildi. Çünkü, İstanbul işgal altındaydı. Hükumete yapılacak bir darbe sonunda yerine gelecek yeni yönetimi işgalciler yeniden düşürebilirdi.
3. Yöntemler belirlenirken "olmayana ergi" metodu uygulanıyordu. Yani öncelikle nelerin olmayacağı, yapılamayacağı tetkik ediliyor buna göre yeni yöntemler belirleniyordu. Anadolu'ya geçip direniş başlatmak tüm diğer yöntemlerin başarılamayacağı anlaşıldıktan sonra varılmış bir karardır. Ve bu karar için dönüm noktası 21 Aralık 1918'de Osmanlı Mebusan Meclisi'nin padişah tarafından kapatılmasıdır. Bu olaydan sonra Anadolu'ya geçiş planlarına başlanılmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder